Amasra

AMASRA NEREDEDİR? Amasra, Batı Karadeniz Bölgesinde, Bartın iline bağlı bir...

AMASRA NEREDEDİR?

Amasra, Batı Karadeniz Bölgesinde, Bartın iline bağlı bir ilçedir. Bartın’ın kuzeyinde dik yamaçları Karadeniz’le buluşturan bir yarımada ve iki ada üzerine kurulmuştur.

 

AMASRA HAKKINDA

Yüzölçümü 120 km2 .’dir Amasra, o kadar otantik ki, Tanrı’nın yaratmak için ne kadar uğraştığı bilinmiyor. Bilinen tek şey, turkuvaz renkli sularında çamların, defnelerin ve sarmaşık resimlerinin çizili olmasıdır. Mavi, yeşil ve turkuvazın muhteşem uyumu adeta ruhları okşar. Doğuya, batıya ve kuzeye giden gemilerin bıraktığı izler, tarih dolu yeşil tepelerden koylara uzanan eşsiz panorama, ressamın fırçasından çıkan bir tablo görünümü verir Amasra’ya. Hele pencere ve balkonlardan doğaya bir bakış, gün boyu birçok gizemi seyrettirir doyasıya Cenova izlerini taşıyan dar sokaklar, martılarla kucaklaşan adalar, rengarenk zakkumlar, susamlar ve nergisler, biteviye dans eden mavi ve yeşil, deniz perilerinin çok uzaklardan gönderdiği sevgi mesajlarını okuyan dalgalar ve güneşin veda ederken bıraktığı bakıra çalan hüzün dolu renkleri ile ay ışığı gecelerde yaratılan yakamozlar ve daha neler neler görülür Amasra’da.

Denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı ve bağımsız adaları ile eşsiz bir görsel güzelliğe de sahip olan Amasra hem 3000 yıllık tarihi, hem çekicilik ve balıkçılığa dayanan yerel sanatları, hem de kendini çevreleyen ormanlık alanları ile görülmeye değer yerlerden biridir. Amasra halen özgün balık lokantaları, temiz orta boyuttaki otelleri ve sayısız ev pansiyonuyla turizme katkıda bulunmaktadır. Sanatçı Barış Akarsu’nun memleketidir. Barış Akarsu Ocak 2007′de çıkardığı son kasetini Amasralılara ithaf etmiştir.

 

AMASRA TARİHÇE

Anlatılan mitolojisi değişik his verir insana. İsterseniz bir de onu dinleyelim. Bir inanca göre, susam ve nergis çiçeklerine aşık Sesamos‘lu (Kadros’un oğlu) Neleus, şehir kuracak yer arar. Karadeniz sahillerini adım adım dolaşır ama, hoşlanabileceği bir yer bulamaz. Bunun üzerine Baş Tanrı Zeus’la görüşmeye karar verir Zeus kendisine, genç bir kızın toprağı su ile karıştırdığı bir yere rastladığında şehir kurmak için karar verebileceğini öğütler.

Neleus, Paphlagonia‘nın bomboş topraklarında gezerken, deniz kenarında Tanrı Eros ve yanında, kumlardan tepecikler yapıp kargıdan oyuncağını yüzdürmeye çalışan kız çocuğu ile karşılaşır. Neleus da oyuna iştirak eder. Bir taraftan da bulunduğu yerin Zeus’un tarifine uyup uymadığını düşünür. Bu sırada etrafı sis basar ve oynamaktan vazgeçer. Hemen çevresinde çok hoşlandığı nergis ve susam çiçeklerini aramakla meşgul olur. Dağ tepe demeden gezer durur, fakat bulamaz. Yorgun harkın Aşk tanrısı Eros’un ve o kız çocuğunun bulunduğu yere tekrar geldiğinde, aradığı çiçekleri bu defa onlara sorar. Hem Eros, hem de kız Boztepe’yi gösterir. Neleus gösterilen tepeye hızla ulaşır. Bir bakar ki etraf nergis ve susamlarla dolu…Biraz ileride pike yapan martılar canhıraş balık avlıyor…Koylarda sönmüş dalgalardan arta kalan beyaz köpükler…Dört bir yanda denizin homurdanan sesi…Adaların denize uzayan egzotik şekilleri… ve denizin karaya hüzünlü sığınışı… İşte Neleus bu manzaralara dayanamayıp şehrin temellerini atmaya karar verir. Şehrin adını “Susam Diyarı” manasında Sesamos koyar. O antik çağ boyunca bu isimle anılır. Sonrasında Amastris, Cenevizliler döneminde Samastro ve Osmanlılar zamanında ise Amasra derler ona Kuruluşunda Tanrıların öğüdü bulunan Amasra’da gezerken, nostaljik çizgilerin, günümüz çizgilerinden daha zarif olduğuna tanıklık edilir. İşte o tanışma insanı günümüzden alıp geçmişin anılarıyla tanıştırır. Tarihin derinliklerinde bir an için yalnız bırakarak eşsiz bir duygu verir. Binlerce yıl öncesinin havasını solutur. Apollon, Artemis ve Hermes’le tanıştırırken Fatih Sultan Mehmed‘in “Lala Lala Çeşm-i Cihan Bura mı Ola” nidalarını dinletir. O nedenledir ki bağrında sakladığı kale, kilise, cami, hamam, müze ve daha birçok kültürel ve arkeolojik değerlerle, 1940 yılından beri Türkiye’nin ilk turizm kasabası onurunu taşımaktadır.

 

AMASRADA GEZİLECEK YERLER

 

PLAJLAR

Dik ve ormanlık yamaçlarla denize ulaşan 59 Km.lik kıyı kesimi, olağanüstü güzellikteki koyları ve renklerle bütünleşen bitki örtüsüyle ilginçtir. Çoğu bakir olan bu koylar, temiz kumları, az dalgalı suları ve doğayla bütünleşen güzellikleriyle beğenilmektedir.

İNKUMU PLAJI

Doğal güzelliği ve plajı ile beğenilen İnkumu; turistlerin her türlü gereksinimlerini karşılayabilecek donatılara sahiptir.

AMASRA PLAJI

3000 yıllık tarihsel değerlerin eşsiz doğal güzelliğiyle bütünleştiği “Çeşm-i Cihan Amasra”; ülkemizin en eski turizm beldesi ve Bartın Turizminin kalbidir.

ÇAKRAZ PLAJI

Amasra – Kurucaşile karayolunun 18. Km’sindeki Çakraz; doğal güzellikleri, temiz kumları ve sakin suları ile beğenilmektedir. Turistlerin her türlü gereksinimlerini karşılayabilecek donatılara sahiptir.

 

BOZKÖY, AKKONAK, DELİKLİŞİLE, GÖÇKÜN VE ÇAMBU PLAJLARI

Amasra ilçesi sınırları içindeki Bozköy, Akkonak, Deliklişile, Göçkün ve Çambu koyları; günübirlikçiler için, deniz ve doğa ile içiçe tatil yapılabilecek uygun donatılar ve kamp olanakları sunmaktadır.

 

GÜZELCEHİSAR, MUGADA, HATİPLER VE KIZILKUM PLAJLARI

Bartın merkez ilçe sınırları içinde bulunan Güzelcehisar, Mugada ve Kızılkum koyları; ormanla kaplı çevre güzelliği, temiz kumu ve sularıyla günübirlikçilerin beğendiği tatil beldeleridir.

 

KURUCAŞİLE, TEKKEÖNÜ VE KAPISUYU PLAJLARI

Bartın’ın kuzeydoğu ucunda yer alan Kurucaşile, Tekkeönü ve Kapısuyu plajları; Karadeniz’in vahşi güzelliğini sergileyen doğası, temiz kumu ve sularıyla beğenilen tatil beldelerimizdir. Tarihi Kromna kentinin merkezi olan Tekkeönü ile balıkçı köyümüz Kapısuyu; turizme yönelik Ahşap Yat ve Tekne yapımcılığı ile de ilgi çekmektedir.

 

TARİHİ MEKANLAR

GÜRCÜOLUK MAĞARASI

Çakraz’daki Gürcüoluk mağarası ile Kayadibi’ndeki Sipahiler mağarası dikit, sarkıt, traverten ve soğan oluşumlarla muhteşem manzaralar sergilemektedir.

Bartın’a 32 km. uzaklıkta, Amasra ilçesi, Karakaçak köyünün Ovacık mahallesindedir. Çakraz-Bozköy virajında güneye dönen yolu takiben, Karakaçak köyünün Konuklar mahallesini geçtikten sonra, Ovacık mahallesi üzerinden yine güneye doğru, bazen orman içi, bazen de patika yollarda 3-4 km. yürümek gerekmektedir. Gürcüoluk Mağarası, üçgen şeklindeki ana girişten sonra, 2-3 m. yüksekliğinde, 3-4 m. genişliğinde ve 4-5 m. uzunluğunda meyilli bir ara oda çevresindeki yaklaşık 15-20 odadan oluşmaktadır. İlk oda takriben 6 x 7 m. ölçülerinde, dikit ve sarkıtlarıyla rengarenk bir dünyadır. Burasının doğu, kuzey ve kuzeydoğu yönlerinde yer alan irili ufaklı odalarda yine dikit ve sarkıtlarla bezenmiştir. Bu odalardan birinden üst kattaki odalara geçilebildiği gibi, bir diğerinden ancak bir insanın sığabileceği büyüklükteki bir dehlizle yeryüzüne çıkmak mümkündür.
Mağarada sıcaklık hayli düşük olup, gezi sırasında solunum güçlüğü çekilmesi, karbondioksit miktarının fazlalığından kaynaklanmakta, bu özelliği ile de astım hastalarının şifa aradığı mağaralardan birisi olabileceği düşünülmektedir.

 

KUŞ KAYASI YOL ANITI

Amasra – Bartın karayolu üzerinde, Amasra’ya 4 km uzaklıktaki Kuşkayası mevkisindedir.Roma İmparatoru T. Germanious Claudius zamanında Doğu Eyaletleri İnşa Ordusu Komutanlığı yaptıktan sonra yaşam boyu Bitinya -Pontus Valiliğine atanan Gaius Julius Aguilla tarafından M.S. 41-54 yıllarında yaptırılmıştır. Roma yol ağının bir parçası olan ve İmparatorun anısına yaptırılan bu anıt; yufka kabartma tekniğiyle kayalara oyulmuş Kral heykeli ve Roma Hakimiyet Kartalı ile birbirini tamamlayan iki kitabe, oturma sedirleri ve kaya nişlerini kapsamaktadır. Anıta ait , Kral Heykeli ve Hakimiyet Kartalı’nın başları tahrip olmuştur. Birisi kral figürünü çevreleyen Niş’in üstünde, diğeri kabartmalardan uzakta ve batıda bulunan birbirini tamamlayan kitabelerde; “Devletlerarası barışın ve dostluğun anısına, İmparator Germanious’un yüceliği için G.J.Aguilla dağı yardı ve bu dinlenme yerini kendi özel ödeneği ile yaptırdı” ifadeleri bulunmaktadır. Eni 5 m.yi bulan Roma karayolunun son izleri bu anıtın önünde, yüzyıllarca kullanımın aşınmışlığı ile görülürken, anıtın yapıldığı zaman yanında muhtemelen bir Anıtsal Çeşme’yi (Nymphaion) de kapsadığı, fakat zamanla bu çeşmenin yıkıldığı kalıntılardan anlaşılmaktadır. Ayrıca; Roma Dönemine ait, aynı mahiyette, fakat çok sade bir anıtın izleri de Amasra’ya hakim Savrankaya Tepesi’nde görülmektedir.

 

AMASRA KALESİ

İki ana kütleden oluşmaktadır. Boztepe Adası’nda ve Zindan Mahallesi’nde yer alan kütleler “Boztepe Kemeri” denilen bir köprü ile bağlanmaktadır. Boztepe’de yer alan ve “Sormagir Kalesi” de denilen yapı Roma dönemine aittir. Kalenin güney surları 200 m. olup, üzerinde 6 burç bulunmaktadır. Zindan Mahallesi’nde bulunan kısım ise 300 m. uzunluğunda ve 50 m. genişliğinde bir alan çevrelemektedir. Ortalama yüksekliği 17 m’dir. Amasra Kalesi özellikle Cenevizliler tarafından yoğun biçimde kullanılmış, 14. ve 15. yüzyıllarda ciddi onarımlar görmüştür.

 

ANTİK TİYATRO

Roma dönemine aittir. Amasra’da Aya Yorgi Tepesi’nin güney yamacındadır. Sahne binası ve oturma sıralarının bulunduğu bölümler tahrip olmuştur. Halen mezarlık olarak kullanılmakta olup, sadece giriş kapısına ait kalıntılar görülebilmektedir.

 

ROMA DÖNEMİ KALINTILARI

Halk arasında “Bedesten” olarak adlandırılan kalıntılar Amasra’ya yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. Roma dönemine aittir. Büyük bir yapıttır. Kalıntıların, gymnasion veya Roma hamamı olabileceği de tartışılmaktadır. Geç dönemde ticari amaçlarla da kullanıldığı ve “Bedesten” adını da buradan aldığı sanılmaktadır.

 

AKROPOL

Amasra’da Bedesten’in güneybatısındadır. Surlardan çok az bir kısmı ayaktadır. Burada bulunan bazı sütunlar Amasra Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

AMASRADA NE YENİR?

Amasra’nın sahile nazır balık lokantaları meşhurdur, Çakraz’da balık ve amasra salatası yemeden dönmeyin.

 

AMASRAYA NASIL GİDİLİR?

Bartın’a ulaşımın büyük bir bölümü karayolu ile sağlanır. Bartın İlinin toplam karayolu uzunluğu 281 km olup, bunun 142 km’si devlet yolları, 139 km’si de il yolları ağında yer alır. İlde otoyol yoktur. Bartın’ın şehirlerarası ulaşımını sağlayan karayolu; batıda Çaycuma-Devrek (Zonguldak) – Mengen-Yeniçağa (Bolu), güneyde de Safranbolu (Karabük)-Gerede (Bolu) üzerinden E-80 Otoyolu ile E-5 Devlet yoluna ulaşmaktadır. Doğuda Cide (Kastamonu), güneyde de yine Safranbolu (Karabük) üzerinden Orta ve Doğu Karadeniz ve İç Anadolu’ya açılmaktadır.

Bartın’dan Ankara, İstanbul, İzmir, Trabzon, Bursa ve Antalya’ya her gün düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır.

  • Demiryolu: Bartın’a en yakın Demiryolu istasyonu 38 kilometre uzaklıktaki Saltukova’dadır (Zonguldak).
  • Havayolu: Bartın’a en yakın havaalanı 38 kilometre uzaklıktaki Saltukova (Zonguldak)’dadır.
  • Denizyolu: Sahil kenti olan Bartın’da uluslararası liman olarak hizmet veren Bartın limanı aynı zamanda yolcu giriş-çıkış kapısıdır. İlde Bartın limanı ile birlikte Amasra ve Kurucaşile limanları ulusal ticari limanlar olarak hizmet vermektedir.

Bartın ile Amasra arasında her yarım saatte bir minibüs seferleri vardır.

 

AMASRA KONAKLAMA ve TURLAR

Amasra yurtiçi turizmin önemli beldelerindendir ve seyahat acentaları düzenli olarak turlar düzenlemektedir.
Amasrada yerli ve yabancı turistler için yeterli düzeyde otel ve pansiyon bulunmaktadır.

Aranan Kelimeler: